» 56 / Vâki’a  61:

Kuran Sırası: 56
İniş Sırası: 46
Vakia Suresi = Olay Suresi
1. ayetinde yer alan vakia kelimesinden almistir.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96

56:61 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

"Kuran okuduğun zaman, taşlanmış şeytandan ALLAH'a sığın!"
| diye | sizin yerinize getirelim | benzerlerinizi | ve sizi yeniden inşa' edelim | | bir biçimde | | bilmediğiniz |

AL ǼN NBD̃L ǼMS̃ÆLKM WNNŞÙKM FY MÆ LÆ TALMWN
ǎlā en nubeddile emṧālekum ve nunşiekum fī mā lā teǎ'lemūne

عَلَىٰ أَنْ نُبَدِّلَ أَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ فِي مَا لَا تَعْلَمُونَ

Transcript Okunuş Türkçe
1. AL = ǎlā :
2. ǼN = en : diye
3. NBD̃L = nubeddile : sizin yerinize getirelim
4. ǼMS̃ÆLKM = emṧālekum : benzerlerinizi
5. WNNŞÙKM = ve nunşiekum : ve sizi yeniden inşa' edelim
6. FY = fī :
7. MÆ = mā : bir biçimde
8. LÆ = lā :
9. TALMWN = teǎ'lemūne : bilmediğiniz
| diye | sizin yerinize getirelim | benzerlerinizi | ve sizi yeniden inşa' edelim | | bir biçimde | | bilmediğiniz |

[] [] [BD̃L] [MS̃L] [NŞÆ] [] [] [] [ALM]
AL ǼN NBD̃L ǼMS̃ÆLKM WNNŞÙKM FY MÆ LÆ TALMWN

ǎlā en nubeddile emṧālekum ve nunşiekum fī mā lā teǎ'lemūne
على أن نبدل أمثالكم وننشئكم في ما لا تعلمون

[] [] [ب د ل] [م ث ل] [ن ش ا] [] [] [] [ع ل م]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
على | AL ǎlā In
أن | ǼN en diye that
نبدل ب د ل | BD̃L NBD̃L nubeddile sizin yerinize getirelim We (will) change
أمثالكم م ث ل | MS̃L ǼMS̃ÆLKM emṧālekum benzerlerinizi your likeness[es]
وننشئكم ن ش ا | NŞÆ WNNŞÙKM ve nunşiekum ve sizi yeniden inşa' edelim and produce you
في | FY fī in
ما | MÆ mā bir biçimde what
لا | LÆ lā not
تعلمون ع ل م | ALM TALMWN teǎ'lemūne bilmediğiniz you know.
| diye | sizin yerinize getirelim | benzerlerinizi | ve sizi yeniden inşa' edelim | | bir biçimde | | bilmediğiniz |

[] [] [BD̃L] [MS̃L] [NŞÆ] [] [] [] [ALM]
AL ǼN NBD̃L ǼMS̃ÆLKM WNNŞÙKM FY MÆ LÆ TALMWN

ǎlā en nubeddile emṧālekum ve nunşiekum fī mā lā teǎ'lemūne
على أن نبدل أمثالكم وننشئكم في ما لا تعلمون

[] [] [ب د ل] [م ث ل] [ن ش ا] [] [] [] [ع ل م]

Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
على | AL ǎlā In
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
أن | ǼN en diye that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
نبدل ب د ل | BD̃L NBD̃L nubeddile sizin yerinize getirelim We (will) change
Nun,Be,Dal,Lam,
50,2,4,30,
V – 1st person plural (form II) imperfect verb, subjunctive mood
فعل مضارع منصوب
أمثالكم م ث ل | MS̃L ǼMS̃ÆLKM emṧālekum benzerlerinizi your likeness[es]
,Mim,Se,Elif,Lam,Kef,Mim,
,40,500,1,30,20,40,
N – accusative masculine plural noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
وننشئكم ن ش ا | NŞÆ WNNŞÙKM ve nunşiekum ve sizi yeniden inşa' edelim and produce you
Vav,Nun,Nun,Şın,,Kef,Mim,
6,50,50,300,,20,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل مضارع منصوب والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
في | FY fī in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
ما | MÆ mā bir biçimde what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
لا | LÆ lā not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
تعلمون ع ل م | ALM TALMWN teǎ'lemūne bilmediğiniz you know.
Te,Ayn,Lam,Mim,Vav,Nun,
400,70,30,40,6,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل

Konu Başlığı: [56:57-74] Sorular

Abdulbaki Gölpınarlı : Sizin gibi bir topluluk yaratıp yerinize geçirmek istersek ve sizi de, bilmediğiniz bir şekle döndürmeyi dilersek.
Adem Uğur : Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).
Ahmed Hulusi : Size bedel olarak benzerlerinizi (yeni bedenlerinizi) getirelim ve sizi bilemeyeceğiniz şekilde (yeniden) inşa edelim diye (ölümü takdir ettik).
Ahmet Tekin : Sizin yerinize, benzerlerinizi getirmekte; sizi, bilmediğiniz bir âlemde, bilmediğiniz bir yaratılışla tekrar var etmekte de âciz duruma düşürülemeyiz.
Ahmet Varol : Yerinize benzerlerinizi getirmemiz ve sizi bilmediğiniz şekillerde yeniden yaratmamız hususunda (kimse bizim önümüze geçemez).
Ali Bulaç : (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.
Ali Fikri Yavuz : Kılıklarınızı değiştirmeğe ve bilemiyeceğiniz bir surette sizi yaratmağa da gücümüz yeter.
Bekir Sadak : (60-61) Olumu aranizda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldirip benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediginiz sekilde var etmeyi dilesek kimse onumuze gecemez.
Celal Yıldırım : Sizi (yok edip yerinize) benzerlerinizi getirmemize ve sizi bilemiyeceğiniz (şekil ve vasıfta) yaratıp ortaya çıkarmamıza karşı önümüze geçilecek de değiliz.
Diyanet İşleri : (60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
Diyanet İşleri (eski) : (60-61) Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Diyanet Vakfi : Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).
Edip Yüksel : Sizi başka nesillerle değiştirmekten, yahut sizi bilmediğiniz bir biçimde yaratmaktan....
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz).
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışta var etmek üzereyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemiyeceğiniz bir neş'ette inşa etmek üzereyiz
Fizilal-il Kuran : Amacımız benzerlerinizi yerinize geçirmek ve hepinizi bilmediğiniz bir alemde yeniden diriltmektir.
Gültekin Onan : (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.
Hakkı Yılmaz : (60,61) Ölümü aranızda Biz ayarladık Biz. Ve Biz, sizi benzerlerinizle değiştirmemiz ve sizi bilmediğiniz bir şeyde inşa etmemiz üzerine, önüne geçilenler/engellenebilenler değiliz.
Hasan Basri Çantay : (60-61) Aranızda ölüm (ün keyfiyyetini, zamaanını, mekânını ve ecellerin mıkdarını) biz (ta'yin ve) takdîr etdik ve biz — (sizi helak ederek) yerinize diğer benzerlerinizi getirmeniz ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışda ve suretlerde tekrar peyda etmemiz hususunda — önüne geçilecekler de değiliz.
Hayrat Neşriyat : (60-61) Ölümü aranızda biz takdîr ettik ve biz, (yerinize) benzerlerinizi (getirip, sizinle)değiştirmekten ve sizi bilemeyeceğiniz (başka) bir şekilde yaratmaktan önüne geçilecek (acze düşürülecek) olan kimseler değiliz!
İbni Kesir : Yerinize benzerlerinizi getirmekte ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışla tekrar var etmekte.
İskender Evrenosoğlu : Sizin (dünya hayatındaki) emsallerinizi (bedenlerinizi), (ölümle) değiştirmemiz ve (ahiret âlemi için) sizi, bilmediğiniz bir şekilde (yeniden) yaratmamızda (Bizi geçecek yoktur).
Muhammed Esed : varoluşunuzun tabiatını değiştirmekten ve (henüz) size malum olmayan bir şekilde sizi (yeniden) var etmekten.
Mustafa İslamoğlu : sizi benzerlerinizle değiştirme ve sizi bilmediğiniz bir mahiyette yeniden inşa etme hususunda.
Ömer Nasuhi Bilmen : (61-62) Sizin emsâlinizi değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir neş'ette yaratmak üzere (kâdiriz). Ve muhakkak ki, siz ilk yaradılışı bildiniz, o halde düşünmez misiniz?
Ömer Öngüt : Sizi ortadan kaldırıp da sizin yerinize benzerlerinizi getirmeye ve sizi bilmeyeceğiniz bir biçimde yaratmaya da gücümüz yeter.
Şaban Piriş : Sizi benzerlerinizle değiştirmek ve sizi bilmediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda...
Suat Yıldırım : (60-61) Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek, Bize mani olacak hiçbir güç yoktur.
Süleyman Ateş : (Size böyle ölümü takdir ettik) Ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi, bilmediğiniz bir biçimde yeniden inşâ' edelim.
Tefhim-ul Kuran : (Yerinize) Benzerlerinizi getirip değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde inşa etme konusunda.
Ümit Şimşek : Ne yerinize benzerlerinizi getirmekten, ne de bilmediğiniz bir âlemde ve şekilde sizi tekrar yaratmaktan.
Yaşar Nuri Öztürk : Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız.


[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}